Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.

5 Mayıs 2011 Perşembe

Papatyalar Özeldir


Havalar ısındı, güneş etkisini hissettiriyor artık. Yağmur yağıyor; fakat papatyalar açıyor, bu bile yeter gülümsemeye. Aklıma bir zamanlar oturduğumuz evlerden biri geldi. Geniş bir bahçenin ortasında, etrafında çok apartmanın olmadığı, yeşilliği bol, müstakil iki katlı bir evdi. Geniş balkonu, asma altı, ön bahçeye diktiğimiz meyve ağaçları, toprağı ve betonu sulayarak elde ettiğimiz serinlik, güneşin yarattığı sıcağı alan rüzgar, yemyeşil otların arasında açan papatyalar ve kırmızı veya mor laleler… Yağmurdan sonra o toprak kokusu hele…

Bahar gelince bembeyaz olurdu her yer. Komşularla piknik tadında zamanlar geçerdi. Bisikletle tura çıkardık, top oynardık, ip atlardık. Arka bahçede kendimizce iki direk arasına gerdiğimiz ipi file kabul eder, voleybol maçı yapardık. Meyveleri de aşırırdık ağaçtan kardeşimle. Daha neler yapardık mutlu mesut… Yaz gelince misafirimiz çok olurdu, biz de dört gözle beklerdik zaten. Kuzenlerle yaz başka güzel olurdu.

Bizim bahçede çeşitli ağaçlar dışında güller de vardı. Beyazı, pembesi, kırmızısı, sarısı… Öğretmenlerimiz için az gül kesmedik. Sık sık papatya ve lale toplar, taç yapardık. Vazoya taze çiçekler koyardık. Eskiye dair anıların bunda etkisi var mı bilmiyorum; papatyaları hep çok sevmişimdir. Papatyalarla ilgili bir özellik var, bilir misiniz? Topraktayken kokmaz onlar, güzel kokularını almak için koparmanız gerekir. Biraz ilginç, koklasanız bile zarar vermeden hissedemiyorsunuz kokusunu. Onları öldürürken bir fırsat veriyorsunuz aslında, hoş kokularını salgılamaları için. 

Papatya denince konuşulması gereken bir şey daha var: papatya falları :) Çocukluktan çıkarkenki günlerimizde hepimiz yapmışızdır, beğendiğimiz biri için.  Hoşumuza gitmeyen sonuç çıkarsa yeniden denemişizdir şansımızı. Sonuç istenen gibi olursa tesadüfmüş gibi sevinmişizdir.

Ne diyordu Demet Sağıroğlu şarkıda; Seviyor… Sevmiyor… Seviyor… Sevmiyor… Sapını da sayarsam; seviyor çıkıyor. Çiçekler dalında güzeldir, papatyalar hariç. Klasik bir çiçek değildir papatya. Koparın onları ki güzel güzel koksunlar.

10 yorum:

@|!SNRLR dedi ki...

Geçmişe ne kadar özlem duyuluyor öyle,keşke bir dönebilsek bir daha yaşabilsek ama hayatın belkide hoş yani bu dönülemiyor biranlık hayal o vakitlere döndürebiliyor güzel yazıydı,güzel anlatmışsınız elinize,yüreğinize sağlık..;)

BuRCu dedi ki...

Geçmişe özlem duyulmazsa "boşa geçirmişiz günleri" demek kaçınılmaz olabilir. Dönemiyoruz; dediğiniz gibi anıları tekrar canlandırınca iyi geliyor.
Teşekkür ederim yorumunuz için.

julia dedi ki...

ayçiçekleri var bir de.çok severim.

BuRCu dedi ki...

Evet, onlar da ayrı bir güzelliğe sahiptirler ;)

Volkan DENİZ dedi ki...

papatyalar doğanın bize hediyesidir. alıp oynayalım hırpaladıkça kokusunu alalım diye. Papatyalar koparılmak için yaşarlar..
En basit ama en anlamlı çiçektir papatya..

BuRCu dedi ki...

Kesinlikle Volkan, ölürken bu kadar güzel hisler uyandıran çiçek için daha fazla ne söylenebilir ki...

Nazlı dedi ki...

ahh en sevdiigiiim :)

BuRCu dedi ki...

Nazlı, hoş geldin diyerek açılışı yapayım :) Papatyaların bol olsun bu yıl ;)

Nil dedi ki...

Saf,güzel,narin papatyalar..
Değişmem ne güle,ne en ihtişamlı sayılan orkideye..:)
Ve bunun üstüne sana "ezginin günlüğü-papatya" şarkısını armağan etmeden geçemeyeceğim bu yazıyı :)

BuRCu dedi ki...

Teşekkür ederim Nil, dinledim :) Güneşli bir cumartesi günü hoş bir açılış müziği oldu :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...