Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.

9 Ocak 2012 Pazartesi

Unutulmayacak ve Yeri Dolmayacaklara!

Uzun zamandır aklımda olan; fakat fırsat bulamadığım, ertelediğim bir yazı olacak bu. Her zaman hissettiğim, şanslı olduğumu dile getirdiğim sevgili kıymetlilerim için bu yazı. Teşekkür, minnet yazısı…
Desteklerini eksik etmeyen canım arkadaşlarım, akrabalarım, ailem. Birkaç sözleriyle dahi farklı hisler uyandıran, çabalarını görmezden gelemeyeceğim değerli insanlara şükran bildirisi. Seçimlerimin doğruluğunu irdelememe gerek kalmaması, güzel insanların güzel yüreklerini görebilmek, pek çok şeyle değiştirilemeyecek kadar yoğun duygular, iyi niyet, karşılıksız el uzatma, ilgi… Bunların daha fazlası da var.
El uzatmak için ikinci defa düşünmeye gerek kalmaması… Beraber gülebilmek, beraber ağlayabilmek, beraber güçlenebilmek… Çoğalarak yerini koruyan sevgi, verilen değerlerin hissettirilmesi ve hissedilmesi… Daha ne olsun ki?
Önceleri daha uzun yazmayı planladığım bu yazıyı, bu kadarının bile yeterli olduğunu düşündüğüm için kısa kesiyorum. Benzer duyguları yaşayanlar anlarlar. İyi ki varsınız, iyi ki sizleri tanımışım, iyi ki…   

12 yorum:

Joy dedi ki...

Ne güzel.. İyi hissettirdi^^

BuRCu dedi ki...

Varlığı her daim içimizi ısıtacak kişilere o halde Gözde ;)

Esra Dilara AKMAN dedi ki...

ne şanslılar onlar Burcu'cum, bir bilseler :) ;)

BuRCu dedi ki...

Biliyorlar biliyorlar Dilara'cım :) Aynı doğrultuda ben de şanslıyım :)

inziva dedi ki...

El uzatmak için ikinci defa düşünmeye gerek kalmaması… Beraber gülebilmek, beraber ağlayabilmek, beraber güçlenebilmek… Çoğalarak yerini koruyan sevgi, verilen değerlerin hissettirilmesi ve hissedilmesi…

çok güzel satırlar bunlar...yüreğine sağlık...

BuRCu dedi ki...

Teşekkür ederim inziva.

Sevgiler...

Volkan DENİZ dedi ki...

Minnettar olunacak insanlar hiç bir zaman eksik olmasın.
Her beraber yürüyüp, beraber güldüğüne minnet duyamayabiliyorsun çünkü.
Hani varya bir hikaye pisliğe bulaşan kuş ve tilki hikayesi. Seni her pislikten kurataranı dost sanma ve seni her pisleteni de düşman belleme diyordu sonunda.
Şimdi sen ne kadar sıcak hemde sıcacık bir minnet yazısı yazmışsın ben kalkmış ne diyorum.
Çok afedersin ama elimde değil işte minnet duymak kadar minnet duyulmak ta gerekli oluyor çoğu zaman.
Güvenilmek kadar güven sağlamak ta önemlidir.
Minnet duyulacak insanlar varsa etrafında mutlaka sana minnettar olduklarından vardır..
Beğensek de beğenmesek de..
Sevgilerimle.. Hep gülümsemen dileği ile...

BuRCu dedi ki...

Hikayenin bahsettiği şekle sokmak istemiyorum durumu; çok farklı çünkü.
Belki de tetikte olmak gerek; fakat bazılarından emin olursun, olmalısındır. Ya da yaptıklarının değerini/bedelini hafızana kazıman gerekecektir.

Güvenilmek, güven sağlamak… Gün geçer, dengeler değişir; hatırlanacak olan bugünlere yazık etmemeli, an’ı bozmamalı.

“Minnet duyulacak insanlar varsa etrafında mutlaka sana minnettar olduklarından vardır.” sözünü menfaat olarak mı algılamalıyım? Yeri değişmeyenlere yazılan bu yazı için menfaat çok uzaklarda.

Karşılıklı hesabını tutacaksak ne anlamı kalır ki zaten? Zamanında hepimiz birine ise, dün herkes bana ise, bugün hepimiz bir diğerine, yarın bambaşka birine…

Minnet duyulmak da gerekli oluyor diyorsun haklısın, duyulabiliyorsa ne mutlu bize.

Kusursuz insan ilişkisi var mıdır dersen, yoktur elbet. Kusurları göze batırmanın anlamı var mıdır dersen, yer yer değişse de cevap özü iyi olan bir iletişim için yoktur.

Gülümsemelerimiz kalıcı, hayal kırıklıklarımız gidici olsun.
Sevgilerimle Volkan...

Volkan DENİZ dedi ki...

Söylediklerim sana katılmadığımdan değil, hayatın içinde insanların çok değişken karakter içinde olabileckelerinden. Burada yazdığın kişileri kast etmiyorum elbette, öyle bir şeyi düşünemem bile.
Biraz daha genel ve acımasız tarafından baktım sadece. Acı gerçek olanından. Çünkü o kadar çok görüyoruz ki. En basit örnek dersen. Hani vardı ya bir zamanlar "var mısın yok musun" diye bir yarışma. Orada herkes birbirine neredeyse tapıyor ve birbirleri için yapamayacakları fedakarlık olmadığını söylüyorlar, hep beraber ağlayıp, hep beraber gülüyorlardı.. Ama ne oldu? Acun aynı yarışmacıları alıp bir adaya götürdü hadi yaşayın dedi. Gördük sevginin de fedakarlığın da nereye kadar olduğunu.
İnsanoğlu işte..
Sevgiler...

BuRCu dedi ki...

Ben de biraz genel düşüncemi yansıtmak istedim aslında yorumumda. Hiçbir problem yok, öncelikle onu belirteyim :)

Televizyonda gördüğümüz o ilişkilerin temelinde zaten yapmacıklık var gibi, gibi değil öyle bence. Gerçek yaşamda böyle yapmacık tavırlarla karşılaştığımız, yapmacık tavırlar sergilemediğimiz olmuyor mu sanki. Oluyor. Öyle iletişim zorunlulukları için de minnet duymayız zaten.

İnsanoğlu nankördür, en acı gerçek.
Güzel bir gün oluyordur umarım.

güLL dedi ki...

öncesinde okuduğum ancak tam da senin vurguladığın sebepten içeriğini şimdi 2. okuyuşumda anladığım çok hoş bir yazı.yüreğine sağlık...:)benzer duyguları yaşamak şimdiye kısmetmiş:)

BuRCu dedi ki...

:) Ne hoş ki böyle insanlar var hayatımızda.

Benzerini hissediyor olmana sevindim, etkisi uzun sürer umarım ;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...