Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.

21 Ocak 2016 Perşembe

...şayet

Güven olsun mu bugünün kelimesi? Hani kuşkuların barınamadığı ve korkuların su yüzüne çıkamadığı anda teslim olunan duygu; aidiyet kavramının hakkını veren türden.

Sıfırdan başlayarak adım adım kazanılarak artması mıdır makbul olan yoksa tamamen teslim olma durumundan başlayarak azalıp azalmayacağını gözlemlemek midir aslolan? İkisi de denenmiş ve yorumlanmıştır yüksek ihtimal. Daha doğru olanına karar vermek zordur kuvvetle muhtemel.

Beynin bir oyunu mudur güven duyma isteği ya da güvenememe problemi? Veya beyni zorlayan mıdır mantıkla hareket edemediği söylenen kalp?

Nötr olunabilir mi ki tamamen güven hissi varlığında? Mümkün mü gerçekten böylesine bir anlam? Peki ya zedelenmesi çok mu zor sanki? Bu da bir oyuna dahil olamaz mı? Olabilir elbette.
Tetikleyicisi biraz fazla ise...

6 yorum:

Gökhan Turan dedi ki...

Hume' a göre duygular basitçe sıcak ve soğuk duygular
olarak ikiye ayrılabilir ve bizim akıl-kalp ikilemi
olarak nitelendirdiğimiz, genelliklebu iki farklı tür
duygunun çatışmasıdır.
Güven kelimesine gelirsek, sözlük anlamındaki, yani "soğuk"
güven duygusunu elde etmek için tecrübe ve gözleme
ihtiyaç duyarız; ancak diğer romantik "sıcak" güven duygusu
kendiliğinden varolmuş gibi hissettirir ve
diğer birçok duygunun etkisiyle
(sanıyorum çoğunlukla aşk denilen "şey")
ortaya çıkar.
Bence asıl mesele hangi duygu şeklini yaşamak istediğimizle
alakalı ve insanoğlu romantik duygulara çoğunlukla
daha sıcak bakıyor.

BuRCu dedi ki...

Öncelikle yorum için teşekkür ederim. Kafamdakileri yazmaya çalışırken soğuk güven duygusu daha ağır basıyordu ve ben aslında hala cevabı bulabilmiş değilim. Tamamen beynimizin birşeye yönlendirmesi gibi ya da alışkanlıklarımız gereği birine/birşeye başta sonsuz güvenip davranışlarıyla azaltmak/yerinde saydırmak veya yaşayarak/gözlemle o duygunun oluşmasına fırsat vermek... İstemli bir seçim yapamamışım bugüne kadar. Kimileri bu konuda bir tercihe sahip sanırım.

Gökhan Turan dedi ki...

Rica ederim.
Tercih dedim ama; aslında sonsuz güven,
aidiyet, mutlak teslimiyet düzeyinde telaffuz
edilen duyguları insan kendini, hayatını,
yaşadıklarını olduğundan daha değerli hale
getirmek için kullanıyor bence.
Bu tarz metafiziksel kavramlar insanları daha önemli,
farklı ve özel hissettiriyor; özel duygular yaşıyorum
çünkü özel bir insanım gibi bir algı yaratıyor. Bu tarz
duyguların yüceltilmesi de bence bundan.
Konu ilgimi çektiğinden çok uzattım ama eylemlerle
hakedilen güvenin çok daha değerli olduğu kanaatindeyim.
Sanırım kararsızım demenize rağmen siz de.

BuRCu dedi ki...

Uzatmanızda sakınca yok, farklı fikirler okumak ve buna bağlı tekrar düşünmek faydalı oluyor.
Tecrübelerime göre, evet ben de zamanla kazanılan güvenin daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum; ancak bazen mantığımla bunu tartışmıyor değilim.
Öte yandan aidiyet, sonsuz güven gibi kavramları -eğer ki bir amaca dayandırmak gerekirse- karşımızdaki kişiyi/eşyayı/olguyu daha çok önemsediğimizden bence.

Gökhan Turan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Gökhan Turan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...