Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.

3 Ocak 2018 Çarşamba

Sahi neden ölmüyoruz!

Uzun zamandır düşünmediğin "neden yaşıyoruz" sorusunu hatırlamak hiç yaramaz hiç. Nefesin kesilene kadar ağlamaklı olursun. Heyecanın eksilmekten öte yokolur.
Yazamazsın bile... Hayatının en gerçeğini rafa kaldırmaya zorlanırsın. Unutman gerekir o soruyu.
Koyul işe usta. Yapabilirsin. Gücünü hatırla.

13 Aralık 2017 Çarşamba

Telafi Ses Ister %%

Telafi kelime anlamını bilirsiniz; olumsuz durumu olumluya çevirme, zararı faydalı bir etki haline getirme...
Kök neden tabirini de bilirsiniz; birçok koşula sebep olabilecek ihtimalleri ortadan kaldırabilecek temel...
Bilmiyorsanız da öğrenin işte!
Biz duygusal insanoğlu ince düşünürüz, ince düşünülsün diye bekleriz. Yok efendim, vah efendim, tüh tüh' lerle geçiremeyiz ömrümüzü; bunu da biliriz. Yalnızca kök neden tespiti yapılsın ve karşılanabilecek bir telafi durumu gerçekleşsin isteriz.
Karşımızdakilerin olayı bahanelerden sıyırıp kolayca savuşturabilmesini inançla izlemek ne hoş olur. Bilirsiniz.
Bilirsiniz bilirsiniz diyorum da bilmez misiniz acaba? Bilmezsiniz kim bilir. Peki salt gerçek etrafında dönmek... Bunu da mı bilmezsiniz.
Öğrenin yahu! Koskoca hikayede küçücük bir detay alt tarafı...

10 Ekim 2017 Salı

Ruhum Hoş Bedenim Sarhoş

Anlatmak istediğim hikayelerim, dillendirilmeyi bekleyen cümlelerim, sorularımın önüne geçen cevaplarım, kelebekleri canlandıran düşüncelerim, susmak bilmeyen kahkahalarım, sorgulamaya pes eden kalbim, inadıma meydan okuyan beynim, duymak istediklerim, görmeyi umut ettiklerim, emin olduğum bildiklerim, umrumdışı bilemediklerim, unutmak istemediklerim, unutturmaya kıyamadıklarım, varoluşlara odaklanma arzum, inancım... Tek nefeste seri bir şekilde yeniden okusam, 'bunu da eklesem' diyerek uzatabileceğim listem...

19 Eylül 2017 Salı

@

Geceler gündüzlere karışırmış bir zamanlar. Gündüzler zaten gece imiş bir söylentiye göre.
Gel zaman git zaman günler haftalara, aylara yedirir olmuş gizemini. Ne bir farkeden ne bir görmezden gelen... Böylesine etkisiz...
Yağmurun  ıslattığını güneş mi kuruturmuş; tam tersi miymiş, neymiş. Kimse irdelememiş.
Bir nefes duyulsa belki baştan oluşurmuş dünya. Kim inanırsa!

6 Mart 2017 Pazartesi

Mevsimlerin Kraliçesi

Bahar güneşe mi güzel sanırsın usta?
Geceye de yakışmaz mı bilirdin yoksa?
Karanlığın gizleyebileceğine mi inandırıldın açılan çiçekleri?
Aç gözlerini usta, aç!
Ne de hoş kokuyor bak dört taraf.
Göremezsen neye yarar...

26 Ocak 2017 Perşembe

esasen

Esas oğlan baktı ve gülümsedi, esas kız gülümsedi ve konuştu.
Sevdiler: zaman geçirmeyi, sohbet etmeyi, kahkaha atmayı, birbirlerini...
Sevemediler: özlemeyi, düşünmeyi, irdelemeyi...
Yaz geldi, kış geçti, yağmur yağdı, güneş açtı derken; esas kahramanlar karanlıkta kaldı, saçıldı ışık başka yöne.
Sonra sustular. Kimse bilemese de herkese göre mutlu oldular.
Mutluluk varsa dedi zaman, geçip giderken hayatlardan belli belirsiz, ünlemi koymadan önce son cümleye.
Anlattı da anlattı... Sonunda kendi de anlamadı. "Esas olan ne kız ne oğlan" dedi yüksek sesle: Esas olan ben, zaman!

21 Eylül 2016 Çarşamba

...

Yine nereden başlayıp nerede bitirecegimi bilemediğim bir yazı olacak belli, besbelli. Sebeplere ihtiyaç duymadan ilerlediğinde parmaklarım, daha anlaşılır olduğum doğrudur. Ne zaman ki iç sesimin çığlıklarını susturmaya çalışayım, o zaman karmakarışık göründüğümün de farkındayım.

Mutluyum, huzurluyum, umutluyum. Bir o kadar da belirsizlik yüklüyüm. Belirsizliğe takılmaksızın içinde bulunduğum zamanı yaşamaya odaklanıyorum; irdelemiyorum. Bu haliyle güzel, çok güzel. Daha iyi olabilir mi yoksa daha kötü mü olur sorularının cevabını aramayı seçmiyorum.

Düşünmekten uzak durmak yorumlayamamaktan, bilememekten kaynaklı da olsa bazı bazı engelleyici de olabiliyor. Neyi engelliyor diye soran iç sesime burada bir not geçmeliyim: İçinde bulunduğum zamanı istediğim gibi yaşamayı.

Bir an geliyor mekan kavramı anlamını yitirirken bir an geliyor rüyadan uyanılıyor. Aşılamayan yollar, seslenebildigin köşe başındaki market gibiyken cesaret edilemeyecek uzaklıktaki diyarlar gibi gözükebiliyor.

Geçip giden günlerse kenetliyor birşeyleri, yaptığından hiç utanmadan. Yazıktır sinyali hata veriyor.

Sonuç olarak netlik yok. Hoşluk var. Gülümseme var. Bu demek oluyor ki maç bizim😊
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...