Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Mum Deyip Geçme

Mumları seversiniz değil mi? Renk renk olanları, kokulusu kokusuzu, değişik değişik şekillileri… Bazıları süs bazıları aydınlatma amaçlı. Yanarken gözleri kamaştırır ışığının buğusu. Onlar tükenir zevkini biz çıkarırız.  

Bazı kişiler de mum misali yanar, ışığını saçar etrafına, aydınlatır başka gözleri; sonu yok oluştur. Eriye eriye can verir adeta. Kimi zaman en koyu karanlıkları çekici kılar başkaları için; ama kendisine zerre faydası dokunmaz. Işığının güzelliğini göremez, yaydığı ışıkla dibini bile aydınlatamaz; fakat gidebileceği en uzağa gider ve hissettirir kendini.

Atalarımız da demiş ya zaten “Mum dibine ışık vermez.” diye. Bununla kalmamış devam etmişler: “Kelin merhemi olsa kendi başına sürer.” bir de “Terzi kendi söküğünü dikemez.” vardı.

Mum da olsa insan, yeri geldiğinde dibini de aydınlatabilmeli. 
Çok zor değil.
Çözüm yok demeyin :)

15 yorum:

Volkan DENİZ dedi ki...

Mumun dibini aydınlatamaması, kelin başına merhem sürememesi yada terzinin söküğünü dikememesi, zorluğundan değil. Anlamsızlığından. Olması gerekenlerin olmadığından.
Biraz karmaşık oldu dimi.. İşte bütün bunların olamaması hayatın içindeki dengeden..
Niye açıklama gereği duydum bilmiyorum :)
Ama bazılarının bazı işleri yapmaması gerektiğine inanıyorum.. :)
sevgilerle..

BuRCu dedi ki...

Düşüncene saygı duyuyorum Volkan; ama bazen kendi kendine yetebilmek gerekiyor. Mumu aydınlatacak ışık olmayabilir ortamda... Ne yapsın garip mum, karanlıkta mı kalsın :)
Ya o yalnız terzi, söküğünü başkası umursamazsa mecbur kendi uğraşacak.. Hele kel kardeş, onun da saçlı olmaya hakkı yok mu :D (Bu biraz saçma oldu kabul ediyorum)

Mumlar karanlıkta kalmasın :)
...sevgiler

Volkan DENİZ dedi ki...

Mumun görevi aydınlatmaktır, aydınlanmayı beklemeden hemde.
Terzi söküğünü istediği zaman dikme lüksüne sahiptir, bu sebepten geçiştirir. Çüktü diktiği her bir başka sökük ona para kazandırır, kendi söküğü ile vakit kaybetmek istemez.
Kel de kel olmuştur artık ve bu süreçte en azından hangi merhemin işe yaramayacağını biliyordur, kulak vermek lazımdır bence..
Israrla söylüyorum birileri birşeyleri yapamamalı..
Yoksa ne anlamı kalırdı emeğin, çabalamanın ve sonunda başarmanın.

BuRCu dedi ki...

Pes :) Susturdun beni. Bakış açına göre haklısın tabii, ondan yorum yapamıyorum.
Ama aklıma 'birilerinin düşünceli olması gerekmiyor mu' sorusu takılmıyor değil...

Nil dedi ki...

Belki de bu yanış bir feda ediştir..Kendine faydası olmayan,sadece çevresine yetebilen bir fedakarlık..Günlük hayatımızda da karşılaşırız ya,kendimizde çözemediğimiz nice problemleri,dostlarımızda çözüveririz..
Bu bir kanun mudur nedir artık..
Bu arada bitiş resmini çok sevdim :)

BuRCu dedi ki...

Bahsettiğin gibi durumlar da var. Sanırım onlarda objektif olabilme devreye giriyor. Kendisine karşı tarafsız bakamıyorlar.

Resme ben de görür görmez bayılmıştım :))

taci dedi ki...

Mum olmanın yaratılış özelliğidir belkide bu, kendini eritirken başkalarına faydalı olmak,onun ihtiyacı yoktur belkide dibini aydınlatmaya onun amacı sadece başkalarını karanlıktan kurtarmaktır belki ve belkide mum mutlu oluyordur bundan çünkü bu onun varoluş sebebidir...

BuRCu dedi ki...

Mum olmak koşulsuz bir şekilde aydınlatmayı gerektiriyor evet, zaten onu güzel kılan da budur belki de. Karşılık beklemeden, herkesi düşünerek yanıp gitme pahasına var gücüyle aydınlatmak...
Mum bu özelliğinden olsa gerek kendini motive etmek için başka ışık kaynağından medet ummaz. O sebeptendir ki diyorum mum, mum olmanın hakkını vermek için arada sırada çözümler bulup enerjisini depolamalı ve etrafına ışık saçmaya devam etmelidir.

Gürhan dedi ki...

Belki de dibini aydınlatsa çevresinden de o kadar ışık kaybederdi :) Hem aydınlatmasa bile dibini ısıtabiliyor ya o da yeter...

BuRCu dedi ki...

Haklısın Gürhan ısıtabilmesi bile yeter. Daha bir istekli yok oluyor o zaman :)

taci dedi ki...

Mum dibini aydınlatır eriyip tükenmeye yakın hem eriyip tükenmeyen sürekli kendini yenileyenbilen birşey var mı?

Tükendiğinde başka bir mum yakar aydınlanmaya devam edersin :)

sonuç olarak tükenmekten korkmamak lazim herşey tükenip gider hayatin gerçeyi bu tükencem diyede ışık saçmaktan korkmamali bilmem anlatabildimmi:)

BuRCu dedi ki...

Sürekli kendini yenileyebilen maddeler yok belki ama bizler olmalıyız diye düşünüyorum Taci :)
Sen gidince bu dünyadan başka bir sen gelecek mi? Bence hayır. Senin bir yedeğin var mı? Bence yok.

Kesinlikle tükeneceğim diye ışık saçmaktan vazgeçmek olmaz, ben de onu savunuyorum. Eğer bir mum misali isek bu hayatta, etrafımızı daha fazla aydınlatabilmek için kendimizi ısıtmak bize kalmıştır diyorum. Çünkü bir karşılık beklemiyoruz aydınlattıklarımızdan.

MAVİ TUTKU dedi ki...

Nesnelerle insanların benzetmesi her zaman cuk oturmuyor..insan olmak bambaşka birşey, insan heryeri aydılatabilmeli..bunca yıllık insanlık tarihinde gelinen nokta belli!

crazywomenrosemary dedi ki...

ne güzel özlü sözlerimiz,deyimlerimiz var di mi.? :))

BuRCu dedi ki...

Mavi Tutku, doğru diyorsun insan her yeri aydınlatabilmeli, hem de karşılık beklemeden.

crazywomenrosemary, güzel sözlerimiz var tabii, olmaz mı :) Onlardan almamız gereken dersleri alabildiğimiz takdirde daha bir anlamlılar.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...