Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.

12 Aralık 2013 Perşembe

Sebep

Var yok arasi... Ne o sana kendi gelsin ne sen ona git; durur bir yerde sessizce. Kimi zaman olmadigina inandirir seni ya da sen oyle olsun istersin, kimi zaman ben burdayim diye bagirir ya da sen seslendirirsin onu.

Farketmekle ilgilidir bazen bilip bilmemek. Farki tanimlayan kelimelerine de baglidir zaten bilgin, bunu da gorursun zamanla.

Sebeplerin arkasinda gorduklerindir seni aydinlatan ya da goremediklerindir. Arasindaki ince cizgiyi gecmemektir asil olan.


Posted via Blogaway

Simdi olsaydi


Dusunur soylersin, soyler dinlersin, dinler gulersin, guler dusunursun... Tipki hayatin aynisi gibi. Uyanir yersin, yer icersin, icer gezersin, gezer donersin, doner uyursun, uyur uyanirsin...


Posted via Blogaway

10 Eylül 2013 Salı

Bir değil

Ne diyeceğim bu saatte biliyor musun? Gelmedin ya gerçeğime, iyi ki gelmedin diyeceğim. Gelseydin beni ikilemde bırakacaktın diyeceğim. Gelmedin ya sen, bir daha da gelme diyeceğim.

Dediğimi anlayabiliyor olma ihtimalin nedir ki diye sorsalar, var mı verebilecek bir cevabın? Buradan düşününce olmadığı açıkça görülüyor da, bil istedim.

Bilmek önemlidir, bilirsin. Neyi bilip neyi bilmediğini bilmek kadar önemlidir fiilin özü. Gözden kaçırmamak gerek, bilesin.

İşin aslı; bu saatte konuşulacak konu değil ya bu, olsun. Gelişigüzel saatlerin sesi susmuş susmamış, hepsi bir. Anlaşılmış anlaşılmamış, hepsi bir. Ama bir şey var ki hepsi bir değil. Ne o biliyor musun?

Neyse... Bilmesen de olur. Sen yine de rüyalar ülkesi ile gerçekleri bir tutma. Belki bir gün... Bir gün işine yarar.

18 Mayıs 2013 Cumartesi

Kaçılmaz Dostum

Özledim mi giderim ben. Giderim en uzağa, en ulaşılmaza, geçmişe... Nerede olursam olayım gider bulurum o kıvılcımı. Bulur da söyleyemem hissettiklerimi.

Söylersem susmak bilmem bir daha ben. Duymak istemeyene dahi konuşurum. Konuştukça can sıkar, sıkılırım.

Sıkıldım mı gelirim yine ben. Hoş bulacağımı düşünür hoş görürüm. Görebildiklerime sevinir, sevindikçe özlerim.
 
Özledikçe umut ararım ben. Umutlandıkça da kaçma eyleminden uzaklaşırım.

3 Mayıs 2013 Cuma

"twitter çılgınlığı"

Bir gün böyle bir post yayınlayacağım aklıma gelmezdi dört beş ay öncesine kadar. Nedenlerim vardı uzak kalmaya; daha doğrusu geçerli bir neden bulamıyordum üye olmak için.

Birkaç arkadaşım ısrar etmiş, ben hep ertelemiştim. Ancak kısa süre önce ben de takıldım onun peşine.

 
Sebebi malum: uzun süredir nadiren yazabilmem ve buna bahane zamansızlığı göstermem. Bir yerden başlamam gerekiyordu paylaşamadıklarımı paylaşmaya.

Burada da olacağım ;) 

30 Mart 2013 Cumartesi

Hey!

Kendine fısıldıyordu sürekli: "daha çok oku, daha çok yaz, daha çok paylaş, daha çok..." Her gün yineliyordu: "bugün yap!" Olmuyor, olamıyordu. Bugün kendine ayırabilecek kapsamlı bir zaman kararı aldı ve işte sonuç!

Her seferinde okumayı ve yazmayı daha çok özlüyor ve her seferinde zamanı iyi değerlendirme konusunda tekrar tekrar düşünüyordu. Anladı ki değerlendiremiyor değildi, yapmak istediklerinin birikmesindendi yoğunluğu. Hayat koşturmacası denirdi ya hep, tamda oydu oyalayan onu.

Bugünün farkı neydi peki? Haftasonu oluşu mu? Tabii ki hayır. Güne her zamanki gibi erken başlamak ve daha kararlı oluşuydu bazı aktiviteler için. Onların başında yerini almıştı buraya gelmek.


Anlatmak, anlatmak, hep konuşmak istiyordu. Dinlemek isteyen biri muhakkak olurdu. En olmadı kendisi dinlerdi bugün. İç sesine kulak vermek onu her zaman heyecanlandırmış ve bilgilendirmişti.

Hava güzeldi, penceresinden sızan güneş hem yüzünü gülümsetiyor hem de Ege'yi aratıyordu ona. Uzaktı oralara; fakat mutluydu.

Gülümse, gülümset, gülümse... Bağlantı bu kadar.

25 Ocak 2013 Cuma

Gece Gündüze Karışır

Bir önceki yılın gerçekten güzel geçtiğine inandığın ve yenisinin de aynı hızla ilerleyeceğini hissettiğin kaç ardarda yıl vardır ki hayatta?

Söyle bana hayat; bu şans iyi değerlendirilebildiği sürece mi verilir insana, yoksa düşünceleri umut dolu olduğu için mi?

Bıraksana sebep sonuç ilişkisini! Neticeyi yaşamaya devam et tüm isteğinle...


Göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir yıl ardından değerlendirme yazısı yazamadan ve yeni yıldan beklentileri dillendiremeden bir ay geçti bile. "Bu ne hız hayat" demiyorum diyemiyorum; zira o hıza ayak uydurmak ayrı bir zevk veriyor, coşku ahenkleniyor.

Beklentilerin asılı olduğu çitanın devamlı uzaması; 'yeni hedefler belirlemek, parametreleri arttırmak, kıstasları gözden geçirmek gibi terimlerin değerlendirilmesini zorunlu kılması' hareketi eksik etmiyor yaşamdan.

Söylesene gece: Gündüzü kıskanıyor musun bunu öğrenince. Ya da sen söyle gündüz: Gecenin dinginliğine göz dikiyor musun zaman zaman.

Peki sen yağmur damlası! Neden vuruyorsun hırçınca pencereye? Ne anlatmak istiyorsun heyecanla?

Yürümeyin düşler, koşun! Rüzgarı da alın yanınıza ve ilerleyin.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...