Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.
Azim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Azim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2011 Salı

Şaşırtıcıdır Mucizeler

Bir şeyi çok istersin, o kadar çok istersin ki gün gelir gerçekleşmesine ihtimal vermezsin. O dönemlerde ‘bir öyle bir böyle’ karar veremezsin olacak olana. Bekleyip göreceksindir aslında; fakat bekleme esnasında beklentilerini artırmamak için gerçekleşmeyeceğine odaklanırsın. Türlü hesaplar yapar, günden güne değişen düşünceni izlemeye koyulursun. Tam ümidini kestiğin bir zamanda bir mucize olur resmen. Çok büyük bir mucize değildir esasen. Buna rağmen yetmiştir içindeki kelebekleri havalandırmaya. Bu iyilik başka bir kıvılcıma kadar hatırı sayılır bir yol almanı sağlayacaktır. Beklenmedik anda, aniden gelen bir sürpriz azmini artırmıştır. O halde büyük mucizeye koşmaya devam edeceksindir. 

9 Mart 2011 Çarşamba

Kendime Geldim

Yakın zamanda yaşamanın güzelliklerinden vazgeçmeye doğru ilerlerken şu an bu kadar iyi hissedeceğimi bilemezdim. Bunu nasıl başardım kısmına yer vereceğim elbet; fakat izin verin ruh halimden biraz bahsedeyim.

Gökyüzünde her şeye meydan okurcasına kanat çırpan bir kuş kadar özgür, annesi mamasını yedirip altını temizlediğinde karnı doyan küçük bir bebek kadar mutlu, babası onu havaya attığında tutulacağına emin olan çocuk kadar güvende, çocuklarını ayağı yere sağlam basan birer evlat olarak yetiştiren ebeveyn kadar huzurlu ve daha fazlası…

Üzerimdeki kötü havayı atmak için bir kıvılcım gerekli idi. Bazen bir dost bunu başarır, bazen bir müzik, bazen bir film, bazen de eski bir anı. Bugün de bunlardan biri oldu. Sabah uyandığımda bir film izledim ve kendim için bir şey yapmış oldum. Adeta silkelendim.

Muhteşem bir filmdi, 127 Saat. Yaşanmış bir hikaye olmasının yanında Aron Ralston’ nın azmi, mücadelesi insanı düşündürüyor doğrusu. Gerçek bir hayatın anlatılıyor olması filmde kendimi aramama sebep oldu.

Etkilemek ne kelime; büyüledi resmen beni. Etkisinden çıkmayı hiç düşünmüyorum. Tam zamanı yerden kalkmanın, başka kıvılcıma gerek yok, en azından şimdilik.

Filmde bir an geliyor karakterimiz pes ediyor, biraz durup birden soğukkanlılığına kavuşup yeniden işe koyuluyor. Hala yaşıyorsa ve bundan ders çıkarabiliyorsam, sanırım ben de soğukkanlılığıma kavuştum yeniden.

Son olarak filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. Beğeneceğinize eminim diyebilirim.

Aron Ralston,
Ailesi ile birlikte yeniden;
Sevdikleri ile mutlu;
Eşi ve oğlu var.
Biz niye başaramayalım? 
Niye??
*Aron Ralston anlatıyor* ...dinleyin, kendisi ne diyor ;)


Gerekçelerimiz yok mu??
Yeterince istemiyor muyuz!!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...