Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.
Gülmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gülmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2013 Cumartesi

Hey!

Kendine fısıldıyordu sürekli: "daha çok oku, daha çok yaz, daha çok paylaş, daha çok..." Her gün yineliyordu: "bugün yap!" Olmuyor, olamıyordu. Bugün kendine ayırabilecek kapsamlı bir zaman kararı aldı ve işte sonuç!

Her seferinde okumayı ve yazmayı daha çok özlüyor ve her seferinde zamanı iyi değerlendirme konusunda tekrar tekrar düşünüyordu. Anladı ki değerlendiremiyor değildi, yapmak istediklerinin birikmesindendi yoğunluğu. Hayat koşturmacası denirdi ya hep, tamda oydu oyalayan onu.

Bugünün farkı neydi peki? Haftasonu oluşu mu? Tabii ki hayır. Güne her zamanki gibi erken başlamak ve daha kararlı oluşuydu bazı aktiviteler için. Onların başında yerini almıştı buraya gelmek.


Anlatmak, anlatmak, hep konuşmak istiyordu. Dinlemek isteyen biri muhakkak olurdu. En olmadı kendisi dinlerdi bugün. İç sesine kulak vermek onu her zaman heyecanlandırmış ve bilgilendirmişti.

Hava güzeldi, penceresinden sızan güneş hem yüzünü gülümsetiyor hem de Ege'yi aratıyordu ona. Uzaktı oralara; fakat mutluydu.

Gülümse, gülümset, gülümse... Bağlantı bu kadar.

23 Mart 2012 Cuma

Hoştur ki

Bulutlar dağılır, rüzgar kesilir, karlar erir, yağmur diner, güneş açar. Pırıl pırıl bir gökyüzü merhaba der sana, uğurlar olsun der geçen günlere. Gözkırpan güzellikler değildir kıvılcımı oluşturan; fakat onlardır ateşi körükleyen. Büyük bir yangının ortasındadır duygular, yangın yeri düğün yeri gibidir. Yüzler değildir sadece gülümseyen, kalplerdir eşlik eden masalsı düşlere. Pencereden el sallayan sensindir yeniye ve eskiye. Gözlerindeki heyecan uzaktan bile okunabiliyorsa yolundadır her şey fazlasıyla. Durduk yere fısıldıyorsan benzer sözleri ulu orta, hoştur hayat sana.

22 Ocak 2012 Pazar

Ağlamış Nasıl Olsa

“Ağladım, ağladım, ağladım.” diyor biri. Dışa vuramadığım, içimde biriktirdiğim ne varsa; hepsini döküyorum ortaya dercesine. Bitmek tükenmek bilmeyen bir hezimetin ortasında kayboldum diyerek sesleniyor birilerine. Sesini duyurabildiğine şüphe etmiyor; ama… Aması yok!
Çaresizlik içinde parçalanıyor küçük yüreğim, büyük yürekleri de dağlayarak…
“Ağlıyorum, ağlıyorum, ağlıyorum.” demeye devam ediyor aynı biri. Ağladıkça daha mı iyi, daha mı kötü olduğunu irdelemeden; sadece ağlayacağını vurguluyor gözyaşlarının istikrarı ile.
“Olmuyor ki.” diyor o biri. Sonra susuyor. Susarak anlattıklarının anlaşılmasını umarak, umduğunun gerçekleşeceğini bilerek…  
Umduklarının gerçekleştiğine tanık olurken yaşadığı şu günlerde; yüzünde neşeli, kalbinde buruk bir gülümseme ile devam ediyor sözlerine aynı biri. Kulağında eskilerde keşfettiği bir müzik, aklında düşleri, gözlerinin önünde peşinden koşulacak hedefler.
“Avaz avaz bağırıyorum şimdi.” diyor o biri. Sesini duyurabildiğinden emin olarak umutlarını uçuruyor bir bir. İç huzur her şeye tanık olurken “Yine, yeniden, yeniliklere, yinelenenlere!” diyor usulca.   
Geçmişle geleceğin bugündeki harmanlaması olan bu yazı da burada bitiyor. Yerini şarkıya bırakarak el sallıyor ekrandan ekrana.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...