Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.
Sürpriz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sürpriz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2012 Salı

Birbirini Ardına

Aylar öncesine ait bir yazım… Son cümlelerine dikkat! Yağmurlu bir gece ya da güneşli bir bahar günü. Nitelik önemli değil, geri alınanlar önemli.
Aylar sonra değişenler, geri gelenler, gidenler, kazanılanlar önemli. Silinip atılanlar, atılıp unutulanlar, kaybedenler önemli. En azından katma değeri olan konular.
Bir ara lamba cini gelmişti, isteklerimi söylemiştim. Sürpriz gelmişti, büyük sürprize koşmuştum.
Evet, vardım son noktaya. Çok eğlenceli olmasa da sonuç elde ettim. İyi oldu, hoş oldu. Kısacası çok yol kat ettim. Hız bazen arttı, bazen azaldı, zamanın durduğu bile oldu; fakat ilerledim.
Özetle; umut her zaman yerindeymiş ve hiçbir zaman da kaybolmayacakmış. Her şerde bir hayır mutlaka varmış.

9 Ağustos 2011 Salı

Şaşırtıcıdır Mucizeler

Bir şeyi çok istersin, o kadar çok istersin ki gün gelir gerçekleşmesine ihtimal vermezsin. O dönemlerde ‘bir öyle bir böyle’ karar veremezsin olacak olana. Bekleyip göreceksindir aslında; fakat bekleme esnasında beklentilerini artırmamak için gerçekleşmeyeceğine odaklanırsın. Türlü hesaplar yapar, günden güne değişen düşünceni izlemeye koyulursun. Tam ümidini kestiğin bir zamanda bir mucize olur resmen. Çok büyük bir mucize değildir esasen. Buna rağmen yetmiştir içindeki kelebekleri havalandırmaya. Bu iyilik başka bir kıvılcıma kadar hatırı sayılır bir yol almanı sağlayacaktır. Beklenmedik anda, aniden gelen bir sürpriz azmini artırmıştır. O halde büyük mucizeye koşmaya devam edeceksindir. 

19 Haziran 2011 Pazar

/ Seni Bekliyordum Cin :) /

Sevgili b3ngü beni mimlemiş. ‘Böyle bir şey olsa keşke’ diye aklımdan geçirdiğim ve ‘eğer olursa sonucunda da şöyle olur’ diyerek senaryoları tasarladığım bir konu zaten. O yüzden, cini görür görmez cümleye başlayacağımdan eminim. Dileğimin detayları bana kalsın, yazıya ipuçlarını dökeyim.

Mim konusu: Bir lamba cini çıksa karşınıza, "Dile benden ne dilersen sahip" dese, bir tek dilek hakkınız ve düşünmek için de bir saatiniz olsa;

1. Ne yaparsınız?
Hiç “hoş geldin, korktum, ürktüm, dua okuyayım, gözlerime inanamıyorum, bayılayım” gibi tepkiler vereceğimi sanmıyorum :) Nerede kaldın yahu’ yu bile dileğimi söyledikten sonra geriye kalan zamanıma saklardım. Mutluluğumu ifade edecek cümlelerin hepsinin sonuna teşekkürümü de eklerdim.

2. Ne dilersiniz?
Tek dilek hakkım olmasaydı, yaklaşık on maddeden oluşan bir liste sunabilirdim sayın cin’e. “Nereden geldim senin yanında” şeklinde söylenir miydi bilmem; ama çok sevaba girecekti yani o listeyi tamamlasa :) Sağlık olsun, sadece birinin olması bile benim için yeterli.

Yakın çevremin dileğimi tahmin edeceğinin farkındayım. Hatta onlar da benim için onu dilerlerdi. Düşüncede kalsa da şimdilik, bir gün olacak umarım. Bu öyle bir dilek ki; sadece beni mutlu ve huzurlu etmekle kalmayacak,  çevremin de yüzünü güldürecek. Bu dileğim gerçekleştiğinde en az benim kadar sevinecek değerli kişilerin varlığını hissetmek bile güzel.

Tam ipucu veremedim galiba; deyim yerindeyse havalara uçacağım bir şey, inanın. Cin’den sevdiklerim için de bir şeyler dilemeyi rica ederdim. Kabul etmezse üstelemezdim. Zor durumda kalmasın :)   

3. Dileğinizi seçmeniz kolay olur mu?
Evet, çok kolay olur. Zaten hazırda bir listem var. İçlerinden birinci sıraya koyduğum da belli. Zaman kaybetmeden dileğimi konuşmak için bir engelimiz olmazdı.

Ben de sizleri mimliyorum ;)

11 Mayıs 2011 Çarşamba

Mutluluk Kapınızda

Herkes tutturmuş bir mutluluk isteği, aldı başını gidiyor. 'Mutlu olmak istiyorum' diyenler ne istediklerini biliyorlar mı acaba? Mutlu olma kriterlerinin farkındalar mı? İyi hissetmek için ne bekliyorlar bu dünyadan böyle, senelerce erişemiyorlar?

Kundaktaki bir bebeğin altının temiz olması, etrafına neşe saçması ya da mışıl mışıl uyuması için yeterlidir. Daha başka beklentisi yoktur anne babasından. Dört beş yaşlarında bir çocuk, birkaç oyuncak sahibi olduğunda sevgiyle sarılır ailesine. Sokakta daha fazla kalabilme istediği dışında olağan şeyler beklemez. Peki yaşı biraz daha büyültsek öyle olur mu dersiniz? Hele ki bu devirde, her şeye sahip olma yaşı gün geçtikçe küçülürken. Ne mümkün ortaokula giden bir çocuğu memnun etmek, lisedeki gencin sınırlarını ailesinin sınırları ile örtüştürmek. Üniversiteye giden bireyden örnek vermeye bile gerek yok, her şeyin acısını çıkartırcasına hoyrat davranmak çekici gelir ona.

Ne gençlerin arzuları biter ne ailelerin endişeleri.  Baskıcı olmayan, ölçülü ailelerde durum farklıdır zaten, onlar konu dışı. Nesiller arası farklar büyüyor; bunun yanında çağ ilerledikçe beklentiler de büyüyor. Artık memnuniyet sınırı uç noktalarda. O kadar az insan var ki elindekiyle yetinebilen, çok şükür diyebilen. Bu sebepten dolayı mutsuz insan sayısı artıyor. Hoşnutsuzluk okunuyor gözlerden. ‘Aradığım sadece mutluluk’ diyor çoğu kişi; ama mutlu olmamak adına da özel bir çaba harcıyor sanki. Az olan sevindirmiyor, yüzleri somurtulmaktan kurtaramıyor.

Ben naçizane derim ki; küçücük detaylarla bile gülümsemeyi bırakmayın. Büyük beklentiler peşinde koştururken ıskaladığınız güzelliklere bir kere dönüp göz kırparsanız mutluluk elinizi tutmaya devam edecektir. Es geçmeyin …ları. 
Üç noktaların gizemi sizde.
Boşluğu doldurmak elinizde ;) 
Mutluluğa hoş geldin demek yok mu? 

15 Nisan 2011 Cuma

Sürpriiiizzz

Durağanlığa kapılıp gider insan çoğu zaman. Hatta durağanlığa öyle alışır ki farkına bile varmayabilir değişmeyenlerin.

Yaşam akar gider ve akışa ayak uydurmaya çalışır. Çalışır çalışmasına da ne kadar memnun olur acaba.  Memnunluk derecesine göre 
diğer günleri de etkilenir muhtemelen.

Kimi zaman tek bir sürpriz bekler hayattan, birinden veya bir olaydan. Hiç beklemediği anda gelecek olan sürprize ihtiyaç duyar.

Gelen sürpriz, yorgunlukların kalıcı etkilerini silsin ister insan bazen. Dünyanın sandığının aksine güzelleşebileceğini görmek, tanıdık yüzlerde tanıdık ruhları görebileceğine inanmak ister.

Bakmayın dillendiremediğine, daha neler neler ister aslında. Çok şey de değildir hani istediği; alt tarafı beklemediği bir anda bir mucize gerçekleşsin, yeter ki gülümsesin.

Gücüne güç katmak için aniden yanaşan bir yenilik bekler. 
Hayatın düşündüğü gibi olmama ihtimaline doğru 
kanat çırpmayı umar işte.

Ben de umuyorum ve bekliyorum ihtimallere gidecek kanat çırpınışlarımı, dünyanın sandığımdan   daha yaşanabilir olduğuna  inanmayı, tanıdığım yüzlerde tanıdığımı sandığım ruhları görebilmeyi, dinlenebilmeyi...  

Haydi buyurun sürprizlerinizi. 
Beklediğiniz, ihtiyacınız olan vardır kutunun içinde belki. 
Keder, kahkaha, 
huzur, güven, 
doğru, yanlış…
Diledikleriniz yanı başınızda beliriversin. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...