Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.
Gitmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gitmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Nereye?

Kayboluyorum boşlukta. Gittikçe gidiyorum, nereye gideceğimi bilmeden. Sağıma soluma bakınıyorum, bir iz bulamıyorum. Arkama dönüyorum, bulanıklaştırmışlığımı fark ediyorum. Bulanıklığın yok olabileceği umuduyla önüme dönüyorum, yönümü bulamıyorum. İlerlemek için bir işaret arıyorum, göremiyorum. Ürkek tavırlar sergiliyorum hiç beklenmedik şekilde. Bir o kadar da eminlik hissediyorum ürkekliğimde. Bunu bile kontrollü yaptığıma inanmakta güçlük çekiyorum. Boşlukta var olmaya devam etmenin inatçılığıyla anlamsız düşüncelere dalıyorum. Bir an önce kaçmam gerektiğini seziyorum. Olmuyor, donukluğumu harekete geçiremiyorum. Biraz durup rahat nefes almaya çalışmak gerekirken, daha da hızlanmaya başlıyor kalp atışlarım. Bir ses duysam, oraya yönelsem diye geçiriyorum içimden. Diğer yandan, o sesin içimden geleceğini iyi biliyorum. Kendime kendimden daha yararlı ne olabilir ki? Tıpkı kendimden daha zararlı bir şey olmayacağı gibi. Duruluğa geçişi fırsat biliyorum ve bulanıklığı peşimde götürmemeye söz veriyorum. Buna izin vermeyecek dış güçler yüzünden sözümü tutabileceğimi pek sanmıyorum. Belirsizlik içinde zaman ilerlerken ben yerimde saymaya devam ediyorum.

7 Nisan 2011 Perşembe

Bana Müsaade

Nereye olduğunu önemsemeden nedenini bilmeden gitmek istediğiniz oldu mu daha önce? Hani yapayalnız olduğunuza sevinmenizi gösterecek şekilde bir gidiş, hani kimseyi tanımadığınız bir yere, hani belli bir amaç için var olmak zorunda olmadığınız bir şekilde.

Büyük ihtimal, çoğumuzun belirli bir dönemde gidesi gelmiştir bilinmeyene. Gidenlerimiz olmuştur gidemeyenlerimiz. Dönüşte ya bırakıldığı gibi karşılaşılır her şeyle ya da yeni baştan ‘merhaba’ denir yeni güne.

Böyle gidişlerin kime, nasıl faydası dokunur bilinmez. Zaten sonu da düşünülmez ya, neyse. Önemli olan; içten öyle gelmesidir, düşüncenin davranışa dönüşmesiyle insana tadını vermeye başlayan histir. O his ki insana çoğu şeyi yeniden hatırlatır.

Peki siz hiç kendinizden gitmek istediniz mi? Düşüncelerinizden, irdelediklerinizden, duyduklarınızdan, gördüklerinizden, istemediklerinizden, bildiklerinizden,…

Kendinden gitmeyi neden arzular ki insan, kararsız ise mi? Yoksa karar vermekten kaçmak için mi? Yoksa zayıflıklarının farkında olduğu 
ve onlara yenilmemek için mi?

Belirtmem gereken bir şey var bu noktada: Bahsettiğim öyle kolaya kaçmak isteyenlerin tercih ettiği gitme şekli değil. Başka türlü bir şey. Umursamazlığın ilerlemiş hali ya da umursamaz olmak isteyen birinin tercihi diyelim. Bu tercih birkaç gün öncesinde gelen anlamsız huzurun rahatlığını iyice hissettirmesi için gönderdiği davetiyeden ibaret de olabilir.

Kendimden gitmek, huzurun getirdiği davetiye ile bilinmeyene yolculuğa çıkmak, konforun zirvesinde unutmak istiyorum aklımdakileri. Yalnızca, kendimden kaçmak istiyorum; tabii ki geri gelmek üzere.

Gittiğimden midir nedir, bu sefer toparlayamadım konuyu galiba.
Gitmediysem de şimdi gidiyorum işte. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...