Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.
Karar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2011 Pazar

Ne Alırdınız?

Alternatif 1: Garson gelir, menüyü uzatır. Ya gider ya da başınızda bekler. Özenle hazırlanmış bir menüde gözleriniz gezinirken beraberinizdekilerin ne yiyeceğini veya içeceğini de sorarsınız. Kararınızı verir ve yapmış olduğunuz seçimin siparişini verirsiniz. Sonra bekleme eylemi devreye girer. Bu süre içerisinde genelde sohbet edilir.
Alternatif 2: Garson gelir, ne istediğinizi sorar. Elinde bir menüyle gelmediği için aslında o daha söze başlamadan aklınızdakini söylersiniz. Seçim yapabilmeniz için daha geniş bir menü sunulmamıştır. Bu yüzden fikir edinme aşamasında biraz eksiklik kalır. Yeni bir şey deneme girişiminde bulunmayabilirsiniz. Siparişin gelmesi için devreye giren bekleme süresinde sohbet edilir.  
Alternatif 3: İçeriye girdiniz anda yanınıza gelecek bir garson yoktur. Kasaya doğru gidersiniz ve istediğinizi alır, parasını öder ve geri dönersiniz. Kendi servisinizi kendiniz yaparsınız. Hizmet mutfak aşamasıyla sınırlıdır. Kasa önündeki sırada beklerken, verilen siparişin hazırlanması beklenirken, yemek yerken bol sohbet edilir.  
Alternatif 4: Malzemeleri almak, kullanmak, servise hazır hale getirmek ve sunmak; her şey size kalmıştır. Kullanılacak araç gereçler size ödünç verilir. Onları aldığınız gibi teslim etme sorumluluğunuz vardır. Sizden sonra gelecek kişileri düşünerek hareket etme burada daha fazladır. Hazırlık aşaması diğerlerine göre daha yorucudur; ancak eğlencesi daha bol olabilir.    
Nihai Son: Servisiniz bir şekilde yapılır. Tabağınızdaki yemekler sizin tercihlerinizdir. Onu afiyetle yemek de burun kıvırarak aç kalmak da yine sizin tercihinizdir. Seçimleriniz doğrultusunda genel bir faaliyeti gerçekleştirmek için tüm koşullar sağlanmış durumdadır.
Hayat da biraz böyle değil midir? Birden çok alternatifi bir arada tutan ve isteklerimize göre seçim yapmaya iten ve nihayetinde aynı sona ulaştıran…  
Hangi alternatifi yaşıyor olursanız olun tabağınızdakine razı olmakla mükellefsinizdir. Mızmızlanmadan karnınızı doyurmaya odaklanın ki tabağınızda gözü olan sizden önce kapmasın yemeklerinizi.  
Afiyet olsun ;) 

21 Mart 2011 Pazartesi

Karar Verebiliyor Olmak

Güven, cesaret, yeterince istemek ya da istememek, seçenekler… Daha fazlasına sahip olsanız bile bir karara varmak pek kolay olmaz bazen. Neden diye sormayın, az çok tahmin edebilirsiniz. Evet evet ilk akla gelen: korkarız. Neyden, kimden mi? Pişman olmaktan korkarız.

Pişmanlık insanı sürekli düşüncelere sürükleyen bir durumdur. Düşüncelerin arasında kaybolmak yolu bulmada engeldir. Kaçan uykular, uykusuzluktan şişen gözler, boğaza takılıp kalan sözcükler, dalıp dalıp gitmeler …

Bir olay karşısında alınan ilk karar sağlıklı olmayabilir. Çoğu zaman eğer o kararı uygularsak pişman olabiliriz. Ancak zamanla detaylıca düşündükçe kafa iyiden iyiye karışır ve alınan ikinci karar da pişmanlığa düşürebilir. Hal böyle olunca, karar vermek de vermemek de aslında can sıkıcıdır. En zoru da karar verememektir ya da verilecek olan kararı uygulayamamaktır.

Seçilen yolların sonu net değilse, kafada soru işaretleri gezinip duruyorsa, cevaplar kendilerini saklıyorsa biraz sakinleşmek gerekir. 

Vereceğimiz karar üzecek olabilir ya da mutlu edebilir. Önemli olan kendimiz için en doğrusunu yapabilmek, iyi ki böyle davranmışım diyebilmek, gece gözümüzü kapattığımızda huzurlu olduğumuzu hissedebilmek, arkaya dönüp baktığımızda keşke dememek.

Zordur karar denizinde yüzmek, boğulmamak için çırpınmak her zaman karaya vurmayı sağlatmaz. Rüzgarın da yön vermesi gerekir. Dalgaların boyutu mu sıklığı mı daha yıpratıcıdır acaba. İkisinden de biraz birazsa iş iyice zorlaşır; demedi demeyin. 

Dalgalara karşı koyup başınızı sudan çıkarabildiyseniz doğru yoldasınız, devam edebilirsiniz. Kara gözüküyordur; hatta belki de ilerlediğiniz yerdir varmak istediğiniz o kara parçası. Siz en iyisi açın gözlerinizi ve dikkatli bakın. Bu şekilde bakınca sizi cevaplara ulaştıracak bir şeylerle karşılaşacaksınız elbet.

Cevaplar netleştikçe sonucu görmek için karar verebiliyor olmanız, kaçınılmaz hale gelecek. Karar verebiliyor olmak güzeldir. Zor olsa da güzeldir. Güzellikler bizimle olsun. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...