Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.
Geçmiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Geçmiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2012 Pazar

Her Konuda Temizlik

Bazı evlerde bir sırdır tavan arası. İçinde gizlediği ne varsa ev sahibine ya da evin bir ferdine aittir. Onun yaşattığı parçalar, onun sayesinde bütünü oluşturur yalnızca. Kuytu bir bölümüdür orası evin. Kapısının kilitli olması olasıdır. Herkesi davet etmez kendisine.
İçine girilmeden önce dahi bir havası vardır kendine çeken. Yüklü olduğu anlamlar kapı aralandığında gün yüzüne çıkar birer birer. Gösterir kendisini çarpıcı gerçekler. O kapıdan girilene kadar unutulmaya yüz tutmuş olanlar hatırlatır olur olmaz her şeyi. Asıl istenen budur belki de. Silip atmanın bir beden küçüğü… Ne onlarla ne onlarsız…
Hele bir de hayali ise bu tavan arası… Daha mühim bir durum var demektir ortada. Olmayan; ama var kabul edilen, istenildiğinde açılan yer yer kapatılamayan, anahtarının saklanamadığı, her an hazır bellek…
Tabii ya, sadece evlerde olmaz ki tavan arası. Beynin tavan arasına sıkışıp kalanlar daha kalıcı olabilir zaman zaman.
Hangi tavan arası olursa olsun, genel bir temizliğe ihtiyaç duyuyor ara ara. Tozları silkelemek iyi gelir oranın havasına.
Tavan aralarına ihtiyaç duyulma sebepleri farklılık gösterebilir. Buna bağlı olarak sonuçlarının da çeşitlilik göstermesi çok doğaldır. Yaratacağı etkiler topluluğu bağımsızdır. Kişisine göre, anına göre değişkenlik gösterebilir. Yine de sabit kalabilen özellikleri: esrarengizliği ve öğreticiliğidir.   

19 Mayıs 2011 Perşembe

/ Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Büyümek Vardı /

Sevgili Kaka Kuka beni mimlemiş.  Görünce şaşırmadım mı? Şaşırdım elbette. Blogger’ daki ilk mim cevabım, heyecan mı yaptım acaba :) Yok yok heyecan yapmadım, sevindim benim de bir mim yazım oldu :) Böyle söylediğim için “özeniyor muydun yani” demeyin. Blogumun takip ediliyor olması, okunması ve yorumlanması hoşuma gitmiyor değil hani. Farklı blogları takip etmenin keyfini zaten biliyorsunuz.

Gelelim mim konusuna. Tarihsel devinimde nerede olmak isterdin? Neden orada olmak isterdin? Kimi görmek isterdin?

Düşündüm, düşündüm, verebileceğim ilk cevabın 1881’ e gitmek olduğunu fark ettim. Bu soruya birçok cevap verilebilirdi tabii ki; ama ilk sırada o muhteşem insanın yaşamının kıyısında köşesinde olmak var.  Mustafa Kemal Atatürk’ ü yakından tanımak, onunla birlikte aynı duyguları o zamanda yaşayabilmek isterdim. Onunla birlikte büyüyen; idealistliğini, başarılarını, liderliğini okuyarak ve dinleyerek değil yaşayarak öğrenmiş biri olabilmeyi isterdim. Daha çok sebep yazabilir ve susmayabilirim. Bu yüzden bu kadarı yeterli diye düşünüyorum.


İlkokul sıralarında Sarı Zeybek belgeseli izletilirken gözyaşlarına kapılan minik öğrencilerden biriydim. Sanıyorum ki günün anlam ve önemine en uygun geçmişe dönme isteği bu olurdu benim için.

Ben de sizleri mimliyorum ;)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...