Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.

9 Mart 2011 Çarşamba

Kendime Geldim

Yakın zamanda yaşamanın güzelliklerinden vazgeçmeye doğru ilerlerken şu an bu kadar iyi hissedeceğimi bilemezdim. Bunu nasıl başardım kısmına yer vereceğim elbet; fakat izin verin ruh halimden biraz bahsedeyim.

Gökyüzünde her şeye meydan okurcasına kanat çırpan bir kuş kadar özgür, annesi mamasını yedirip altını temizlediğinde karnı doyan küçük bir bebek kadar mutlu, babası onu havaya attığında tutulacağına emin olan çocuk kadar güvende, çocuklarını ayağı yere sağlam basan birer evlat olarak yetiştiren ebeveyn kadar huzurlu ve daha fazlası…

Üzerimdeki kötü havayı atmak için bir kıvılcım gerekli idi. Bazen bir dost bunu başarır, bazen bir müzik, bazen bir film, bazen de eski bir anı. Bugün de bunlardan biri oldu. Sabah uyandığımda bir film izledim ve kendim için bir şey yapmış oldum. Adeta silkelendim.

Muhteşem bir filmdi, 127 Saat. Yaşanmış bir hikaye olmasının yanında Aron Ralston’ nın azmi, mücadelesi insanı düşündürüyor doğrusu. Gerçek bir hayatın anlatılıyor olması filmde kendimi aramama sebep oldu.

Etkilemek ne kelime; büyüledi resmen beni. Etkisinden çıkmayı hiç düşünmüyorum. Tam zamanı yerden kalkmanın, başka kıvılcıma gerek yok, en azından şimdilik.

Filmde bir an geliyor karakterimiz pes ediyor, biraz durup birden soğukkanlılığına kavuşup yeniden işe koyuluyor. Hala yaşıyorsa ve bundan ders çıkarabiliyorsam, sanırım ben de soğukkanlılığıma kavuştum yeniden.

Son olarak filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. Beğeneceğinize eminim diyebilirim.

Aron Ralston,
Ailesi ile birlikte yeniden;
Sevdikleri ile mutlu;
Eşi ve oğlu var.
Biz niye başaramayalım? 
Niye??
*Aron Ralston anlatıyor* ...dinleyin, kendisi ne diyor ;)


Gerekçelerimiz yok mu??
Yeterince istemiyor muyuz!!

4 yorum:

O'NUR dedi ki...

İZLEDİM..gercekten yaşamayan ınsanın akıl sınırlarını zorluyor...herkesın bır çaresız dustugu durum vardır.o durumlardan kendım ıcın pay verırsem; bır sekılde cevre aıle bır yerlerden tutunmamı sagladı...ama flımde butun muhakeme yetenegınızı zorlayıp empatı noktasını sınırların ustune cıkarmanızı saglıyor..farkında yasamaının gereklılıgı...

BuRCu dedi ki...

Bazen yaşamın içinde kolay yıpranıyoruz, isyan etme sınırına dayanıyoruz. Böyle durumlara karşı ibret alabileceğimiz biri gerçekten.
Güzel söylediniz: "farkında yaşamak".

cherryblossom dedi ki...

bir kac gündür sayfandaydim, cok begendim yazilarini burcu.. aslinda ifade edisini begendim en cok, hissettiklerin hayal kirikligin, biraz üzdü diyebilirim.. ama bu yazida yeniden pozitif bir kivilcim var.. bakalim ilerleyen yazilar ne gösterecek ;)

bir de film hakkinda bir iki yorum okumustum ama, bu filmi izlemek istiyorum dedirten senin yorumun oldu.. izledigimde paylasirim yorumumu.. sevgiler :)

BuRCu dedi ki...

Öncelikle hoş geldin, beğenmiş olmana sevindim. Üzmek istemezdim; çünkü burası benim daha güçlü olmama sebep diyebilirim. Yazdıkça; hayatın getirdikleri ya da götürdükleriyle kırılganlaşan Burcu, eski halini hatırladı.

Çok film izliyorum aslında, bu filmin yeri ayrı olduğu için yazmayı tercih etmiştim. Bir önceki günün etkisini tamamen üzerimden almıştı. İzlediğinde yorumunu severek okumak isterim, umarım beğenirsin :) Ben hala unutamıyorum ve o inançla sarılıyorum kendime.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...