Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.

26 Nisan 2011 Salı

Zamansızlık !

Genellikle şikayet ederiz, hayat hızlı akıp gidiyor diye. Gün ne çabuk bitti, daha yapacaklarım vardı şeklinde yakınırız. İşleri yetiştiremediğimizi, kendimize zaman ayıramadığımızı, sosyal olamadığımızı, sevdiklerimizle hoş vakit geçirmeye fırsat bulamadığımızı söyler dururuz. Bunlar için de zamanı bahane ederiz. İstediklerimizi yapmaya gün yetmez bir türlü. Hatta biraz abartıp uykuya bile hasret kaldığımızı söyleriz.

Şimdi diyeceksiniz: Ama yalan mı? Hayır, yalan değil. Bazı zamanlar gelir; gerçekten vakit bulamayız aklımızdakini yapmaya, sevdiklerimizi ziyaret etmeye, uyumaya. Her zaman değil; aradaki farkı görmek lazım. Bazen işten başımızı kaşıyacak vaktimiz olmaz, doğaldır. Peki sonrası? Zamansızlıktan yakındığımız diğer günlerimiz de hep dolu mu?  

Düzenli olamayışımızın, zamanı etkin kullanamayışımızın, yeterince iyi planlama yapamayışımızın suçlusu zaman mı gerçekten? ‘Olur gider’ mantığımızın, ‘Su akar yolunu bulur.’ atasözünü yanlış algılamamızın hiç mi kabahati yok yani?

Canımız bir şey yapmak istemeyince boşa harcadığımız saatlerimiz yok mu aslında? Hadi dürüst olalım kendimize, sırf içimizden gelmiyor diye saatlerce hiçbir şeyle uğraşmadığımız olmuyor mu? Öyle durumlarda birden fazla zamanımız olduğunu mu hatırlıyoruz? Yoksa saatler artıyor mu birdenbire?

Yeri gelince her şeye vakit bulabildiğimiz detayını da belirtmeden geçmek olmaz. Hayır diyemeyiz bazı seçeneklere ve illa ki onlar için bir zaman dilimi ayarlayabiliriz. Türlü bahaneler öne sürmek yerine, düşünür taşınır, buluruz bir yolunu. Zaman suçlanmayı hak etmemiştir; çünkü fırsatı değerlendirmeyi istemişizdir.

İstedikten sonra biraz çaba sarf ederek fırsatları değerlendirebiliyoruz demek ki. Zamanımızı iyi yönetebilirsek hiçbir şeyden geri kalmayız. İstisnai durumlarda elden gelen bir şey yok, yapılacaklar ertelenmeye mahkum.

Son sözü Tolstoy’ dan okuyalım: “Hepimiz kaybettiğimiz ya da ulaşamadığımız her şey için zamanı suçlarız. Oysa unutma ki; Zaman konuşacak olsa, hepimiz utanırız.

Utanmak zorunda kalmayalım zaman' dan, farkına varalım her şeyin bizde bittiğinin. 

3 yorum:

dalgaizleri dedi ki...

Tolstoy'un sözünü çok beğendim. Biz zamanın esiri değiliz de zaman bizim esirimiz aslında. İşte bunu değiştiren bazı etkenlerde sanırım suç . Hükmetmek fikrini bir kenara atıp tadını çıkaramıyoruz onların yüzünden.

Ben boş boş oturup hiçbir şey yapmamayı da severim ama...

Volkan DENİZ dedi ki...

Zaman bize kendisiyle yarışmamayı öğretir. Ama önce geçen zamanı yakalamakla geçer ömrümüzün bir kısmı. Yarışmamayı anladığımızda zaten takatimiz tükenmiş anlamışızdır hayatın zamanın içinde gizli olduğunu. Sonra açarız zamanı ve dalarız içine, kuralsız ve delicesine. İşte o an durur zaman.. O andan sonra zaman sınırlaması olmadan yaşarız her şeyi.. Ama o anı anlamak için geçenin zaman değil hayat olduğunu anlamak gerek. Çünkü zaman duruyordur aslında biz yaşanası şeyleri yaşadığımız müddetçe..

Hayat geçen zamana aldırış etmeden yaşanabilirse bir şey ifade eder, yoksa geçen herşeye olduğı gibi zamana da bakar kalırız ardından..
sevgilerle...

BuRCu dedi ki...

Burak, boş boş oturmak kimi zaman güzel oluyor. Ben de sevmiyorum desem yalan olur :)
Aslında sözünü ettiğim, yapacak işler varken onları bir kenara bırakabildiğimiz gerçeği idi. Boşa vakit öldürmek istediğimizde onu gayet rahat yapabiliyorken çoğu kez 'zaman kısıtlı mazeretine' sığınıyoruz.

Volkan, söylediklerine katılıyorum. Hayatımızı çeşitli bahanelere, en önemlisi de zamana yem etmeyelim diye bunları söylemek istedim zaten. Sebepler yaratarak, zamansızlık diyerek elimize bir şey geçmiyor.

Yorumlarınız için teşekkür ederim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...