Hakkımda

Fotoğrafım
Hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşayan; aynı zamanda insan olmanın gerekliliklerini yerine getirebildiğini düşünen biri. Gülümseme ise hiçbir durumda yüzünden eksik etmediği bir davranışı. Mucizeleri bekleyen değil, onların peşinden koşan; mutluluğu ve huzuru yakalamak için elinden gelen her şeyi yapan aynı kişi.

21 Haziran 2011 Salı

..Peki Öyleyse

Susmak, işitmemek, görmemek, tatmamak, hissetmemek gerekir bazen. Ağızdan çıkanların nelere sebep olabileceğini yaşamak ağır gelir kimi zaman. Bu yüzdendir ki iki kere düşünmek daha çok acıtır düşünenin içini; ama daha az acıtır düşünüleni.

Peki; söyleyeceklerini biriktirmek, kulağı tatile göndermek, gözleri sımsıkı yummak, duyuları aldırmak, körelmek yeterli midir? Yeterli midir susmak, duymamak, görmemek için? Yeterli midir rahatlığa kavuşmak için? Yeteri midir sorularla boğuşmamak için?  

Bazen gelir gider böyle düşünceler, gelir gelmesine de gitmez bir tanesi. “Susmak bazen değil çoğu zaman gereklidir” der durur derinden bir ses. Haklı mıdır bilinmez. Bilinen odur ki, bazen es geçmek gerek.  

21 yorum:

GÖK-TÜRK dedi ki...

''Bir alem ki, gökler boru içinde!
Akıl olmazların zoru içinde.
Üstüste sorular soru içinde:
Düşün mü, konuş mu sus mu unut mu ? '' ne desem bilemedim şimdi..

dalgaizleri dedi ki...

Bazen yosun gibi yaşamak ne güzel olurdu diyorum. Her şeye karşı tepkisiz. Yapamıyorum çoğu zaman boşver bile diyemiyorum. Sen susma ama boşver Burcu.

AVRAM dedi ki...

Zor şeydir susmak.. Yüreğinde, zihninde biriken yüzlerce kelime onlarca cümleye dönüşür; Cümleler çürütür içini; yutarsın, dudaklarının arasından sarkan her harfi, nefesinle birlikte içine çekip, gerisin geri. Bir kez yaptım. Bir an, bir saniye ve içimde yıllardır feryad figan.. Değer miydi? Hak ediyor bunu. Fazlası ile hak ediyor susulmayı. Uoksa ne anlamı kalır ki..

ÖZGÜR dedi ki...

Bazen kesinlikle ''es''geçmek gerekiyor.

BuRCu dedi ki...

Göktürk,
"Anlamaz; yazısız, pulsuz, dilekçem...
Anlamaz! Ruhuma geçti bilekçem!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!" Es geçip kendimize gelelim. Düşündükçe içinden çıkılmıyor. Engel koymayalım içten geçene...

Burak, yosun olmak ne iyi olurdu. Gerçi yosuna tepki veren daha çok olurdu; ama boşvermek de yapamadığım işte. Boşveriyormuş gibi susmak ya da susuyor gibi yapıp daha çok şey söylemek belki de bu.

Avram, her şeyde değer miydi sorusu gündeme geliyor hayatımızda. Susmak bazen kendimize haksızlık galiba. Sanki susan daha çok irdeliyor içinde. Zor olsa da susuyoruz, susuyor gibi yapıyoruz en azından. Belki de ileride feryat figan olmasın diye cümlelerimiz, gibi yapmak daha mantıklı geliyor.

Özgür, kendimizi biraz olsun düşünüyorsak bu gerekli gibi gözüküyor. Kusursuz bir şey yok, bu sebeple 'es' ihtiyacımız olan sanırım.

Volkan DENİZ dedi ki...

Susmak değilde susuyormuş gibi yapmak ama anlatmak genede vücut yordamı ile.
Konuşmak ama çıkan her kelimedeki derin anlamdan boğmak karşındakini. Olduğun gibi olup doğal hayatın içinde, içinden geldiği gibi yaşamayı başarmak bazen sessiz bazen coşarcasına..
Es geç ama bazen es geçtiklerine de ihtiyacın olabileceğini unutmadan..
Sevgilerle Burcu, hayatı güzellikleri ile yaşaman dileği ile...

BuRCu dedi ki...

Teşekkür ederim Volkan dileğin için, herkesin yaşamında güzellikler ağır basar umarım.

Unutmak ne mümkün? Es geçmeyi bile kontrollü tercih ediyorum. Hiçbir durum için ipi tam kaçırmamak gerek galiba.
Sevgiler...

hayalhanem dedi ki...

söz gümüşse sükut altındır diye boşuna dememiş eskiler :D

BuRCu dedi ki...

Ah bu atasözleri, hep mi gülümsetir :)

1i yok mu? dedi ki...

Bir söz vardır. "Söylediğin herşeyin ne olduğunu bil ama her bildiğin şeyi söyleme..."

Ayrıca mimlendin.. ;)
http://1iyokmu.blogspot.com/2011/06/mim-merak.html

BuRCu dedi ki...

Doğru söze ne denir... Ben en iyisi geleyim mim'ime bakayım :)

crazywomanrosemary dedi ki...

bazende oluruna bırakmak..:)

BuRCu dedi ki...

Öyle gerçekten CWRM. 'Su akar yolunu bulur' sözünü sırf bu yüzden seviyorum :)

crazywomanrosemary dedi ki...

evet bu yüzden çok seviyorum atasözlerimizi...ananemden duymuştum ilkinde...:))

BuRCu dedi ki...

Anneannemden duyduklarımı yazarsam ooo :) Kuzenlerle bol kahkahalı günler geçerdi onun yanında :)

AVRAM dedi ki...

Hadi provakatörlük yapayım, en sinir olduğum sözdür bu çünkü. Su akar evet ama bulduğu kendi yatağı değildir. O zaten kendi yatağında akmaktadır. Eğer yolunu bulur diyorsanız, suyun yatağının değiştiğini iddia ediyorsunuz demektir. Su akar zaten.. Bulacağı şey aslında insanların, kendi elleri ile açtıkları yoldur. Yani, biz hem, suyu istediğimiz biçim ve yönde akışını sağlarken hem de bunun aslında bizden değil hayatın akışı içinde gerçekleştiğini iddia ediyoruz. Koca bir yalan.:))

BuRCu dedi ki...

Sadece gerçek anlamda düşünülmediğini söyleyip çekiliyorum. Hazır yazı susmak üzerineyken, ben küçüklüğümü bilip susayım :)

AVRAM dedi ki...

Bu işin küçüğü büyüğü olmaz. Ve hatta, küçükler pervasız hatta cüretkarlığa varan bir tavır bile sergileyebilir. Atış serbest yani.:)) Ben de gerçek anlamı ile kullanmadığımı belirteyim.:)

BuRCu dedi ki...

Atmayayım ben yine de :) Eğer irdelediğin şekilde yaklaşırsak hemen her sözün mantıksız olduğunu kanıtlayabiliriz bence.

Bir şey sorabilir miyim: Umursamazlık halinde kullanıldığında mı sinir oluyorsun?

AVRAM dedi ki...

Elbette her sözün yanlışlığını bulabiliriz. Bunlar aslında önermelerdir. Halk deyişi ya da halk söyleyişi şeklinde düzenlenmiş önermeler. Ve her önerme doğrulanabilir de yanlışlanabilir de. Ama benim üstüne gittiğim nokta bu da değil. İnsanlar bu sözü ne zaman kullanırlar? Genelde, bir işlem ya da eylemleri sonrası. Sürece yayılan değişimler ya da dönüşümler sonrası. Oysa, her eylem ve işlem ya da dönüşüm-değişim her ne ise yaşanan. O süreç içindeki eylem ve düşüncelerimizin toplamının bir sonucudur. Bilinçli ya da bilinçaltında şekillenen ve gerçekleştirilen bir değişimin. Su akar yolunu bulur aslında kendiliğindencilik içeren bir mantığa dayanır. Bizim, cümle tamamlanırken nokta konulacak dememiş olmamız, nokta konulması sonucunu değiştirmez ki. O nokta zaten konulacaktır, yazımın ( yaşamın ) kuralı budur.

BuRCu dedi ki...

Haklısın.

Ben kendi adıma, sonucu sadece benim düşüncelerim ya da davranışlarımla belirlenmeyecek durumlarda kullanırım ki bu belki de kendimi biraz olsun daha iyi hissetmem içindir. Üzerime düşeni yaptım deme şeklimdir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...